ISI KAYBI SONUCU OLUŞAN YOĞUŞMANIN (TERLEMENİN) NEDENLERİ NELERDİR?
- Oda içlerinde gözle görülmeyen su buharı bulunur.
- Isı akımının, fiziksel prensip gereği sıcaktan soğuğa doğru hareketi
sonucu temas kurulan yüzeyde doğal bir yoğuşma (terleme)
meydana gelir.
Buhar geçişi(difüzyonu) yoğuşarak suya dönüşür. Bu yoğuşma duvar
bünyesinde, iç ve dış yüzeyinde cereyan eder.
Duvarın kalınlığı, boşluk ve yapısına paralel farklılıklar gösterir.
- Dış duvarın çok soğuk olduğu durumlarda oda içindeki su buharı bu
soğuk duvar yüzeylerinde suya dönüşür.
- Eskiden ısı camlı pencere kullanılmadığından, cam yüzeyler duvar
yüzeylerden daha soğuk olurdu. Doşayısıyla su buharı cam yüzeyler
üzerinde suya dönüşür, camlar sürekli ıslak ve nemli kalırdı.
- Isı camlı pencereler ile beraber cam yüzeyleri soğuk olmadığından,
su buharı daha soğuk olan duvar yüzeylerinde suya dönüşmektedir.
- Isı kayıplarına paralel olarak yalıtımsız binaların iç yüzeylerinde ve
bilhassa rüzgar ve yağış alan kuzey cephelerin iç ve dış yüzeylerinde
oluşan bir sorundur. Boya bozulmalarınında bir nedenidir.
(Not:Herzaman bir binanın veya evin kuzey cephelerinde sorun
olmayabilir. Bina gölgeleme etkisi nedeniyle kuzey cephesi yerine
binanın veya evin bir başka cephesindede sorun meydana gelebilir.)
- Duvar yüzeylerinde oluşan nemlenme(terleme veya yoğuşma) dış
cepheden suyun girdiği şeklinde yorumlanması yanlış bir tespittir.
Özellikle bina sahibi dış duvarını yeni boyattığı halde boyanın suyu
engellemediği (suyu emdiği) yönündeki fikri de yanlış bir yaklaşımdır.
Bunu anlamak çok kolay; şayet duvarlarımızda özellikle köşeler ve az
havalanan dolap arkası gibi yerlerde siyah noktacıkların birleşmesinden
meydana gelen kararmalar varsa ve ıslak bir bezle sildiğimizde altından
boya veya duvar kağıdı tertemiz çıkıyorsa hiç şüpheniz olmasın sorun
iç su buharıdır. Dışarıdan gelen sular bir plastik boya tabakasını veya
duvar kağıdını bozmadan öbür tarafa çıkamaz.
Şayet beyaz pamukçuklar var ise suyun duvarın içinden bir takım alkali
maddelerle beraber bu yüze geldiğini düşünebiliriz. Boyayı bozma şartı
aranır.
(BAKINIZ : Boya bilgisi kısmında ki boya öncesi bina kontrol noktaları
açıklamalarına)
BOYALAR; YÜZEYLERİ SADECE ATMOSFER KOŞULLARINA KARŞI
KORUR VE DAYANIKLI KILAR. HİÇBİR ZAMAN ISISAL SORUNLARI
ÇÖZMEZ VE ISI YALITIM VAZİFESİ GÖRMEZ.
Maddi veya bina kaynaklı nedenlerden dolayı yalıtım yapamıyorsak;
Buharın duvarda yoğuşmasını önlemek için su buharı üreten kaynakları
yok etmeliyiz.
Binalarımız bizlerin kullanımına bağlı olarak sürekli su buharı üreten başlıca
kaynaklar:
a) Mutfak: Türk yemeklerı avrupa sofralarına oranla daha fazla buhar
üretmektedir. Bu sorunun eski yapılarda hemen ocağın üzerine
konulan bir davlunbaz ile buharı kaynağında yok ederek çözümlendiğini
görüyoruz. Ancak çağdaş Türk mimarisi gerek görüntü gerekse maliyet
endişesi ile davlunbazı mutfaklarımızdan kaldırmış yerine aspiratörü
ikame etmişlerdir yaptığımız araştırma birçok binada aspiratörlerin
bozuk, sağlam olanların ise toplumsal alışkanlığımız olmadığı için sadece
kızartma,balık gibi kokulu yemeklerde kullanıldığı anlaşımıştır.
b) Banyo: Özellikle kış aylarında banyo yaptıktan sonra mutlaka
havalandırma şarttır. Aksi halde buhar odalarımıza yayılacak ve
en soğuk satıh'a yapışacaktır.
c) Çamaşır: Gerek yıkarken gerekse kurutma sırasında mutlaka
havalandırma temin edilmeli özellikle çocuklu aileler kurutma işi için
kalorifer veya soba üstü yerine açık balkonu tercih etmelidir.
Otomatik kurutma makineleri mutlaka havalandırmaya bağlanmalıdır.
d) Ütü: Nemli kumaşlara kızgın demir parçasını basarken mutlaka
havalandırma sağlanmalıdır.
e) İnsan nefesi: Sekiz saat zarfında tenefüs yolu ile bir insanın
havaya 0.750 lt su bırakması kalabalık ailelerin daha dikkatli
olmasını gerektirmektedir.
f) Çiçekler ve Akvaryum: Çiçek sevgimiz bazen sağlığımızı tehdit eder
özellikle "Afrika menekşesi,Japon şemsiyesi' Papirüs" gibi çiçekler hem
kalorifer üstü gibi sıcak yerleri isterler hemde diplerinin sürekli ıslak
olması gerekmektedir.